Sosyal gelişim bireyin çevresi ile sosyal ilişkiler içine girmesidir. Sosyal ilişkiler yaşayan birey, içinde bulunduğu toplumun kültürünü öğrenir ve uyum sağlamaya çabalar.

Kişi çevresinde bulduğu imkanlar doğrultusunda sosyalleşebilir ve bir topluluğa uyum sağlayabilir. Bunun en basit örneği sosyal alanlarda hobi edinmektir.

Erken Çocukluk Döneminde Sosyal Gelişim (0-6):

Yaşamın ilk yıllarında ebeveynlerimiz tarafında bize iletilen bağlanma ilişkisi yaşamın diğer yıllarında da psikolojiyi olumlu veya olumsuz etkileyebilmektedir. Bebek ile ebeveyn/bakıcı arasında olumlu yönde gerçekleşen sosyal ilişki yetişkinlik çağında da etkisini sürdürmeye devam edecektir. Bakıcının bebeğe gösterdi şefkat, ihtiyaçlarını giderme gibi durumlar bebekte güvenli ilişkilere sebep olurken, temel ihtiyaçlarının giderilmemesi bebekte güvensiz bir kişilik meydana çıkarak ve yetişkinlik yıllarındaki sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyecektir.

İlkokul Döneminde Sosyal Gelişim(7-12):

İlkokul çağındaki bu çocuklar için arkadaşlık, akran grupları oldukça önemlidir. Sosyal çevrelerini bu akran grupları ile kurmak ve onlar ile birlikte olarak sosyalleşmek isteyebilirler. Yaşıtlarının düşüncelerini, davranışlarını onaylayan bu dönemdeki çocuklar, kendinden yaşça büyük olan diğer çocukların veya yetişkinlerin düşüncelerine karşı koyabilirler. İnatçılık ve asabilik gözlemlenebilir.

Ergenlik Döneminde Sosyal Gelişim( 13-22):

Bu dönemdeki birey Erikson’un psikososyal gelişim kuramına göre kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası içerisindedir. Dolayısıyla ergenlik dönemindeki bireyler gelecek planları kurma, meslek veya eş seçimi, alacakları eğitim hakkında düşünmeye başlarlar. Gelecekte kim ve nasıl biri olacağını zihinlerinde şekillendirip bu hedeflere doğru yürüyen ergenlerin başarıya ulaşmaları kolaylaşacak ve sağlıklı bir biçimde kimlik kazanmış olacaklardır. Geleceğini planlayamayan ergenler ise rol karmaşası içine girecekler ve “ben kimim?” diyeceklerdir.

Bu dönemde ergenler için sosyal arkadaşlıklar oldukça önemli ve değerlidir. Ergen kendini bir arkadaş grubuna dahil etme düşüncesindedir. Ebeveynden bağımsız hareket edebilecek kapasiteye erişmiş olsalar dahi tam bağımsız olamayacaklar ve kendi ebeveynlerinin çizdiği sınırlar içerisinde özerk davranışlar sergileyebileceklerdir.

Bu dönemdeki sosyal çevre bireyin geleceğini şekillendirmede önemli bir etkendir. Ergen bu dönemde yaptığı seçimler doğrultusunda geleceğini şekillendirmeye başlayacaktır. Ebeveynlere düşen görev bu dönemde çocuklarına karşı empati kurmaktır. Çocuklarına karşı baskıcı olmamakla birlikte sınırları iyi çizmeli ve birey olma yolunda yürüdükleri çocuklara anlatılmalıdır.

Yazan:

Mervegül KOCAKOÇ

Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Mervegül Kocakoç aslen Ordu ili Çaybaşı ilçesindendir.