NORM: BİZ BİRLİKTE OLDUĞUMUZ İÇİN NORM’UZ!

Başarılı iş hayatlarının yanı sıra müzik aşklarından vazgeçmeyen bir müzik grubu!

NORM: BİZ BİRLİKTE OLDUĞUMUZ İÇİN NORM’UZ!

Merhaba, öncelikle sizleri tanıyalım?

Onur TUZCU: Merhaba, Onur TUZCU ben. 41 yaşındayım. 22 yıldır gitar çalıyorum. Basketbol oynamayı severim. Samimiyi, içim dışı bir biriyim. Dilimin kemiği yoktur, söylenmesi gereken zamanda ne gerekiyorsa söylerim.

Mustafa Reşit Haboğlu: Ben Mustafa Reşit HABOĞLU, 34 yaşındayım. Grubun vokaliyim. 20 senedir gitar çalıyorum. Kariyerime gitarist olarak başlasam da Norm ile birlikte vokalliğe adım attım. Arkadaşlar sağ olsunlar bu görevi bana uygun gördüler. Basketbol oynamayı severim. Bilgisayar oyunu oynarım.

Melih ŞEHİRLİ: Ben Melih ŞEHİRLİ, 41 yaşındayım. Aramızda enstrümana en geç başlayan benim. Grubun basgitaristiyim. Aktif olmasa da basketbol, seyahat hobilerimdir. Marangozluk ilgimi çekiyor. Onur ile birlikte balığa gitmeyi seviyoruz.

Mehmet Nurullah ALKAN: 43 yaşındayım. İstanbul Teknik Üniversitesinden mezun oldum. Şuan Hitit Üniversitesinde akademisyenim. Kitap okurum, gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi severim. 2017 yılındaki Türk Antartik ekibinde yer alarak çeşitli çalışmalar yaptım.

Grup Norm ismi nereden geliyor?

Hem bizi anlatan hem de anlamlı bir isim olsun istedik. Sosyolojik açıdan norm kelimesi sevdiğimiz bir kelimedir. Bunun dışında norm kelimesi grup elemanlarının isimlerinin baş harfinden oluşuyor. Müziğin, grup olmanın, ekip olarak çalışmanın belirli normları vardır. Bu normlara uymanız gerekir. Tüm bunların düşününce norm ortaya çıktı.

Grup Norm üyeleri nasıl tanıştı ve bir rock müzik grubu kurmaya karar verdi?

Grubun ortak noktası Onur.

Onur TUZCU: “İşim sebebi ile firmanın göndermiş olduğu materyalleri koymam gereken bir depoya ihtiyacım vardı. O depoyu bulduktan sonra Melih ile birlikte oraya mini bir stüdyo yapmaya karar verdik. Daha sonra basketbol sayesinde Mustafa ile tanışma fırsatımız oldu. Onun da gitar çaldığını örendikten sonra bize katılmasını teklif ettim. Mustafa da kabul etti. Mustafa, davul çalan bir arkadaşından yani Nurullah’tan bahsetti. Dolayısıyla bir araya geldik. Aramızda kısa bir toplantıdan sonra stüdyoyu büyütüp orada çalışmalara devam etmeyi planladık.”

Stüdyo kendi imalatımız olup bizim için sadece müzik yapılan yer değildir. Biz sohbet etmek, kendimizi dinlemek için de stüdyoya gidiyoruz. Bazen hiç prova yapmadan saatlerce sohbet ediyoruz. Enstrümanların kokusu, ortamın sıcaklığı bizi dinlendiriyor.

Ne zamandır müzikle uğraşıyorsunuz ve müziği tercih etme sebebiniz nedir?

Onur TUZCU: Müziğe sağlam bir dinleyici olarak başladım. Hatta ilk dinlediğim albüm Sepultura- Roots’tur. Çok ilgimi çekmişti. Üniversiteye kadar dinlediğim müziklerin sertlik derecesi arttı. O dönemde bu tip şeyler pek iyi karşılanmıyordu. Bir tür küçük şehir algısı vardı. Babam saz alıp çalamayınca bana saz çaldırmaya çalıştı. Ancak ben devam etmek istemedim. İlk enstrümanım bir elektrogitardır. Üniversite birinci sınıfta aldım. Zamanı ve imkanı bir arada sağlayamadım. Samsun’da da birden fazla grubum oldu. Üniversite şenliklerinde çaldık, sahne geçmişimiz oldu. Çorum’da tek başıma müziğe devam etmeye başladım ama grup ile çalıştıktan sonra tek olmak keyif vermiyor. Daha sonra norm grubu ile müzik yolumuza başladık.

Mustafa Reşit HABOĞLU: Ben müziğe 5 yaşındayken başladım. Eve oyuncak bir org geldi. Fark etmeden onun fon müziğini çıkardım. Ailem bunu fark etmiş. Daha sonra bana büyük bir org alındı. Tamamen kendim öğrendim her şeyi. İlkokul birinci ve ikinci sınıfta her pazar bütün okula istiklal marşı çalıyordum. Sahneye de öyle başladım diyebiliriz. 7 yaşındaki bir çocuk için yorucu bir dönemdi. Bu sebeple bir süre ara verdim. İlkokul sonunda başka bir enstrümana başlamaya karar verdim. Keman dersleri aldım ama ben biraz daha rock kafaydım. Aldığım keman dersi ağır bir alaturkaydı. O nedenle 1 yıl sonra bundan sıkılsam da keman çalmayı öğrenmiştim. Liseyi bitirdiğimde artık bir gitar hevesine başladım. İlk elektrogitarım hala durur.

Üniversiteyi bitirme zamanı İstanbul’da gitarist olarak bir grup kurdum. Bu grup ile sayısız sahne aldık. İşim gereği Çorum’a gelmek durumunda kaldım. Çorum’a geldiğimde ise Norm ile tanıştım ve kendimi tekrar müziğin içinde buldum.

Melih ŞEHİRLİ; Enstrüman ile tanışmam biraz geç oldu. Ailemde enstrüman çalan çok kişi vardı. Kendi müzik tadımı yakalamam lise yıllarımın başıydı. İlk enstrümanımı üniversitedeyken, 1999 senesinde aldım. Gitarımı aldım, üniversiteye gittim ama ben de zaman ve imkanı bir türlü denk getiremedim. Yurt dışı dönemim oldu. Bu dönemde müziğe ara verdim. Çorum’a döndüğümde Onur bu fikri attı ortaya. Onlarla beraber ben de enstrümanı öğrenmeye başladım.

Mehmet Nurullah ALKAN: Küçük yaşlardan beri müzik dinlemeyi severim. Üniversite zamanlarımda stüdyoya gittiğimizde arkadaşlarım bana “sen de çalarsın” demişlerdi. O zaman çalmayacağımı düşündüm sonra ise zaman içerisinde davula heveslendim. İmkanlar daha kısıtlı olduğu için nasıl davul çalabileceğimi düşünmeye başladım. Bir müzik dükkanına girdim. Karşımda Pentagram’ın davulcusu duruyordu. Ona “nasıl çalmalıyım?” diye danıştığımda bana bir davul metodu kitabı ve 2 adet baget verdi. “Bunları al ve sesleri çıkar, tahmin etmeye çalış. Kitaba bakarak daha kolay anlayacaksın.” dedi. 3-4 ay boyunca günde 7-8 saat antrenman yaptım ve o zamandan bu zaman çok ilerledim.

Müzik dışında uğraşlarınız var mı?

Onur TUZCU: Özel bir firmada ilaç mümessiliyim.

Mustafa Reşit HABOĞLU: Hitit Üniversitesi Mühendislik fakültesinde akademisyenim.

Melih ŞEHİRLİ: Aslında Arapça öğretmeniyim. Üniversite bittikten sonra dışişleri bakanlığında diplomasi ile uğraştım. Şimdi makine sektöründeyim. Özel bir sektörde yurt dışı bölge müdürüyüm. İş çok vaktimizi alıyor. Kalan zamanımı eve, çocuklara ve Norm’a ayırıyorum.  

Mehmet Nurullah ALKAN: Osmancık Ömer Derindere Meslek Yüksekokulunda akademisyenim.

Grup içi tartışmalar yaşanıyor mu? Sorunlarınızı nasıl çözüyorsunuz?

6 senedir grup içi tartışma olmadı, aramızda bir problem çıkmadı. Ancak yaşansa bile davulcumuz Nurullah’ın bize önderliği ile daha rahat bir şekilde çözeceğimizi biliyoruz. Tartışma olmamasının sebebi herkesin birbirine karşı açık olması, saygılı olması ve özellikle işin içinde para olmaması.

Biz norm olduğumuz için bir arada değiliz, bir arada olduğumuz için Norm’uz. Biz dünyanın en iyi müzisyenlerini grup arkadaşlarımıza değişmeyiz.

Gelecekte kendinizi ve grubunuzu nerede görüyorsunuz?

Onur TUZCU: Bir şarkı patlasa ve artık bu işi yapıyoruz deseler bana ne yaparız bilmiyoruz. Dinlenilmek, konserlere çağrılmak bunlar hayaller. Gerçeğe bakarsak müzikalitenin düşmesi, albenisinin kaybedilmesi bunlar bizim yönümüzden dezavantaj olacaktır.

Mustafa Reşit HABOĞLU: Grubumuzun çok sayıda insan tarafından tanındığını görüyorum. Hayalimde turneler, albümler var. Ancak gerçekçi olmalıyım ki biz çok büyük bir kitleye hitap etmiyoruz, bizi seven, tanıyan 500 kişiye karşı dahi konser versek kendimizi başarılı görürüm.

Melih ŞEHİRLİ; Hepimiz de kendi hayatlarımızda belirli bir yere gelmiş ve belli bir yaş olgunluğuna ulaşmış insanlarız. Hiçbirimiz de asıl işlerimizi bırakarak müziğe öncelik veremeyiz ama imkanlar dahilinde albüm olabilir, konserlere gidebiliriz. İstanbul rock konserinde sahne almak benim hayalimdir.

Mehmet Nurullah ALKAN: Hayatımın sonuna kadar müzikle ve Norm ile başarılara imza atmak istiyorum.

Özel hayatınıza değinmek istiyorum. Hayatınızda biri var mı?

Grup üyeleri evlidir.

15 Ekim 2021’de “Son Durak” tekliniz yayınlandı. Nasıl tepkiler aldınız? Size geri dönüşler nasıl oldu?

Son Durak’ı önce Hitit Üniversitesi öğrencileri verdiğimiz konserde tanıdı. O sırada coşkulu bir kitleye hitap ettik. Yakın çevremizde ise yayınlamadan öncesinde ve sonrasında güzel tepkiler aldık. Aldığımız en güzel geri dönüş: “ akşam arabama binip zevkle araba kullanabileceğim bir şarkı olmuş” tepkisiydi.

Kasım ayında bir klip çekeceğiz. O zaman daha çok insana ulaşacağız ve daha çok geri dönüş alacağız. ’Son Durak’ın ilk teklimiz ‘Paranoya’dan da daha çok sevileceğine inanıyoruz.

Paranoya klibi çekimlerinde, söz- müzik yazımında sizi neler zorladı?

Mustafa Reşit HABOĞLU: “Sözü ve müziği 2017 yılında yazdım. Paranoya’yı kendi imkanlarımız ile sürekli yeni şeyler deneyerek kaydetmeye çalıştık ve 3 yıl içerisinde bambaşka bir şarkıya dönüştü. Sözleri çok kasvetlidir. Paranoyak bir adamı anlatır, ben bu şarkıyı yazdığım dönemde paranoyak bir insandım.

Go pro ile koşmak, yuvarlanmak oldukça ilginç ve zordu.  Paranoyaklığı grup olarak şarkıya çok güzel yansıttığımızı düşünüyorum.”

Yönetmenimiz Onur Orhan Dal ile anlaştık. Spontane bir şekilde klip çekti. Kasvetli bir şarkıya hareketli, eğlenceli bir klip çektik. Ocak ayında çektiğimiz klip soğuk hava şartları ile bizi çok yordu. Paranoya klibi çoğumuzun ilk deneyimi oldu.

7 katta sürekli aynı şeyi çalmak, enstrümanları taşımak bizim için zordu.

Örnek aldığınız, bu kişi benim idolüm ünlü isimler var mı?

Onur TUZCU: Metallica- James Hetfield, çok severek dinlerim.

Mustafa Reşit HABOĞLU: Richie Sambora, Yavuz Çetin, Harun Tekin’in kariyerinde yükselmesi bunlara hayranlık duyuyorum.

Melih ŞEHİRLİ: Iron Maiden’in basgitaristi Steve Harris idolümdür.

Mehmet Nurullah ALKAN: Metallica- Lars Ulrich, Chris Adler idol olarak gösterebilirim.

Yakın zamanda Hitit Üniversitesi açılış şenliğinde sahne aldınız, öğrencileri rock müzik ile coşturdunuz. Bu coşku size neler hissettirdi?

Konserdeki o eğlence anlık mıydı yoksa arkadaşlar müziğimizi gerçekten seviyorlar mı? Bizim için önemli olan budur. Bizler işin içinde olduğumuz için objektif yaklaşamıyoruz fakat aldığımız dönüşler ve menajerimizin verdiği bilgiler doğrultusunda hareketli geçen bu konser oldukça beğenildi ve bu beğeni gelip geçer değildi.

Norm’un büyümesinde en büyük destekçiniz kimdir?

En büyük destekçimiz eşlerimizdir. Onlar da Norm için bizim kadar fedakarlık yapıyorlar.

Hitit Üniversitesi akademisyeni olan Celal Utku Deniz’in emekleri saymakla bitmez. Kendisi de bizim en büyük destekçilerimizdendir.

Müzik size ne hissettiriyor?

Müzik içizmizdeki egoyu tatmin ediyor. Şarkılarımızın beğenilmesi, konserler, fotoğraf çektirmek isteyenler… Bunlar bizi çok mutlu ediyor ve gururlanıyoruz.

Stüdyoya girdiğimizde başka aleme geçmiş gibi hissediyoruz. Orada bir sorumluluğun yok, müdür değilsin, baba değilsin, evraklar yok, stüdyoda bizi yalnızca biz duyuyoruz ama kendimizin rock yıldızıyız.

Sizlere hayatını müzikle renklendiren bir rock müzik grubu tanıttım okurlarım. Daha fazla Norm için youtube kanalına abone olun. Norm’u instagramdan takip etmeyi, spotifydan dinlemeyi unutmayın.

NORM- PARANOYA ŞARKI SÖZLERİ

Geldim, gördüm hayatı
Koştum, kaçtım zamanda
Ateştim, kordum, sonra buz
Bilemedim nerden bu paranoya
Girdim, çıktım geçmişe
Yaşadım, öldüm gelecekte
Kördüm, sağırdım, sonra lal
Diyemedim gelmişinde geçmişin de
Kurudu topraklar, aktı gözyaşı
Uzaktan geldi bu sahte göktaşı
Geldi cellatlar, aldı bu başı
Sanki hiç yoktu bende telaşı
Açtım, yazdım deftere
Aradım, buldum kendimde
Kandım, şaraptım, sonra su
Akamadım yerden de gökten de
Kurudu topraklar, aktı gözyaşı
Uzaktan geldi bu sahte göktaşı
Geldi cellatlar, aldı bu başı
Sanki hiç yoktu bende telaşı
Kurudu topraklar, aktı gözyaşı
Uzaktan geldi bu sahte göktaşı
Geldi cellatlar, aldı bu başı
Sanki hiç yoktu bende telaşı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.