ÖZET;

     İshaan Awasthi 8 yaşında bir disleksi hastası olan bir çocuktur. Söz dinlemez, ders çalışmaz, yaramaz ve itaatsiz bir çocuktur. Abisi Yohan ise İshaan’ın aksine derslerinde gayet başarılı ve birinci olan bir çocuktur. Okul derslerinin dışında iyi bir tenis oyuncusudur. 

      Matematik ödevini yapmayan ve karnesini imzalatmayan İshaan okuldan atılacağını düşünerek o gün okuldan kaçmıştır. Servis saatinde okula geri dönen İshaan, gece olunca abisi Yohan’ı uykusundan uyandırıp okuldan kaçtığını ve ona bir izin kağıdı yazmasını istedi. Yohan ona bunun çok tehlikeli olduğunu sabah annesine anlatacağını söylemiş olsa da ısrarlara dayanamayıp izin kağıdını yazdı ve İshaan’a verdi. Böylelikle okulda olmadığını hasta olduğu bahanesinin arkasında gizlemiş oldu.

     Ertesi gün, babası iş seyehatinden döndüğü gün, Yohan gazeteleri ve postaları babasına verip İshaan’ı uyandırıp okula gitti. Babasının elindeki gazetelerden düşen notlar arasında izin kağıdı çıktı. Eşi Maya’ya perşembe günü İshaan’ın ateşinin mi olduğunu sordu. Annesi ‘’hayır’’ deyince Babasının İshaan’ı yatılı okula verme kararı kesinleşti. Bu okul disipline fazla önem veren bir okuldu. Katı kuralları vardı bu okulun ve öğretmenleri oldukça sertti.

     Yeni okulunda ilk günün sabahında derslere hazırlanmak için herkes üniformasını giydi, saçlarını taradı ve kravatını bağladı. İshaan ise kravatını bile düzgünce bağlayamamış çalışan kadın ona yardım etmişti.

      İlk dersinde öğretmeni onu sınıfa tanıttı ve ön sıraya okul müdürünün oğlu olan yürüme engelli olan Rajan’ın yanına oturttu. ‘’Burada gözümün önünde oturacaksın.’’ dedi.  Rajan’ın şiir okumasını ve İshaan’ında yorumlamasını istedi. İshan alışılanın dışında farklı ve uzun kelimeler kullanarak yorumlamaya başladı ama öğretmeni bunu beğenmeyerek ‘’ sen benimle dalga mı geçiyorsun?’’ dedi ve başkasının yorumlamasını istedi. Dersten sonra Rajan; ‘’ o ezberleri söyledi. Sadece öğretmenin söylediklerini ezberle ve onu söyle’’ dedi. Resim dersinde ise İshaan dersle ilgilenmeyip camdan dışarı baktığı için öğretmeni ceza alarak eline cetvelle 5 kere vurdu. Resmi silgi kullanmadan olduğu gibi düzgün çizgilerle çizmesi istendi. Beden dersinde ise kuralına uygun yürüyemediği için dersten atıldı. Grammer dersinde harfler havada uçuyor, böcek şeklini alıyor kendi üzerine ve sıranın üzerine tırmanıyordu. Harfler İshaan için ters dönmüş, yer değiştirmiş, çeşitli şekillere girmişti. Arkadaşları ona gülüyor, ailesi anlamıyordu.

     O gün ailesi onu ziyarete gelmiş ancak İshaan kimseyle konuşmamış hıncını bir çember etrafında koşarak atmaya çalışmıştı. Akşam ailesi ile birlikte otelde kaldı. Abisi Yuhan’ın ona bir hediyesi vardı. 24’lü boya takımı almıştı. Ancak İshaan o kadar durgundu ki resim yapmayı çok sevdiği halde bu hediye onun ilgisini hiç çekmemişti. Otelde ailesi ile kaldı ve okuluna geri döndü. Sabah yüksekçe bir yerde öylece etrafı seyrediyordu. Arkadaşı Rajan ona burada ne yaptığını sordu. Atlayacak diye endişelenmişti. ‘’Haydi derse geç kaldık. Bilmiyor musun resim öğretmeni Yeni Zelandalı çocuklara resim öğretmek için gitti. Yerine geçici bir öğretmen geldi. Haydi gel geç kalacağız.’’ Birlikte sınıfa gittiler. Herkes sınıfta yeni resim öğretmenlerini bekliyordu. Bir anda bir flüt sesi yükseldi. Çocuklar hayretle etrafa bakıyor birbirlerine bu sesin nereden geldiğini soruyorlardı. O anda palyaço görünümlü renkli biri sınıftan içeri şarkı söyleyerek girdi. Çocuklar şaşırmıştı çünkü daha önce hiçbir öğretmenleri sınıfa bu şekilde giriş yapmamıştı. Herkes şarkı söylemeye dans etmeye yeni öğretmenlerinin etrafında gezinmeye, eğlenmeye başlamıştı. İshaan ise bütün bu eğlenceler olurken kafasını önüne eğmiş öylece bekliyordu. Müzikli eğlence bittikten sonra yeni resim öğretmeni herkesten bir şeyler çizmesini istedi. Çocuklardan biri ‘’Ama ne çizeceğiz efendim? Tahtaya hiçbir şey çizmediniz ki?’’ dedi. Bunun üzerine öğretmen; ‘’ bana kalırsa bu tahta senin hayal gücün için fazla küçük. Gözlerinizi kapatın ve ne görüyorsanız onu çizin.’’ Dedi. Sırayla herkesin sanatına bakarken İshaan’ın kağıdının bomboş olduğunu gördü. ‘’İlham gelmesini mi bekliyorsun? Sorun değil, acelemiz yok’’ 2. Turda yine aynı görüntüyü gören öğretmen; ‘’  Sorun ne evlat resim yapmayı sevmiyor musun? Adın nedir?’’ Cevabını Rajan verdi; ‘’Onun adı İshaan Awasthi.’’

Resim öğretmeni Ram Shankar

  

      Resim öğretmeni öğrencilerin ödevlerini dolaba koyuyordu bunu gören diğer öğretmenler bu çocuklar için bu kadar uğraşmasının boşa olduğunu burada çocukların anormal olduğunu, bu tür müziklere, çalışmalara cevap veremeyeceklerini ve hayatı, rekabeti öğrenmek zorunda olduklarını söyledi. Bu sözler yeni öğretmenin umrunda dahi değildi.

         İshaan’da bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı, defterlerine baktı harfler yer değiştirmiş, bir kelimeyi 3 kere yanlış yazmış, harflere ters takla attırmıştı. İshaan’ın disleksi hastası olduğunu anladı. Kendisi de küçükken bu hastalıkla mücadele etmişti. Ona yardım etmeyi kafasına koymuştu. Ailesinin yanına gitti. İshaan’ın durumunu ve disleksi sorununun anlattı. Aslında yaramaz ve tembel olmadığını sadece öğrenmekte ve anlamakta daha çok zorluk çektiğini bu yüzden motor gelişimini de tamamlamış olamayacağını anlattı. Babası buna inanmak istemiyordu. Yaramazlığı konusunda ısrarcıydı. Evinde çizdiği resimleri görüp onları aldı.

     Sonraki derste sınıfına Einstein, Leonardo Da Vinci gibi İshaan gibi öğrenme güçlüğü çeken bir çok ünlü isimden bahsetti ve İshaan ile başbaşa kalınca kendisinin de küçükken öğrenmekte zorluk çektiğini söyledi.

     Okul müdüründen İshaan için sınavları sözel olmasını ve bu sırada da kendinin alfabe için çalışacağı talebinde bulundu. Müdür kabul etti. Resim öğretmeni ona oyunlarla ona okuma yazma, matematiksel işlemler yaptırmayı başarmıştı. Düzenlediği bir öğretmen öğrenci resim yarışmasında özgüveni yerine gelen İshaan 1. Olmuştu. Artık öğretmeleri tarafından şikayet edilmiyor tam aksine iyi yorumlar alıyordu. Ailesi gurur duyuyordu. İshaan artık kendini anlatabilmiş ‘normal’ bir çocuk olabilmişti.

FİLM İLE İLGİLİ GENEL GÖRÜŞÜM NEDİR?

         Oyunculuk, duygu alışverişi oldukça iyi sunulmuş, oyuncular iyi seçilmiş, fiziksel özellik-karakter arasındaki uyum oldukça iyi gösterilmiştir. Görüntü oldukça düzgün, olay sırası tam yerinde olmuştur. Zannımca bir filmde olması gereken en iyi özellik o filmin duygusunun izleyiciye yansımasıdır. Her Çocuk Özeldir filminde ise bu başarı ile uygulanmış, izleyicilere empati yaptırabilmeyi başarmıştır.  

     Bu filmin bir farkındalık yaratacağına eminim. Dünyamızda İshaan gibi anlaşılmayan çok sayıda çocuk bulunmaktadır. Onları yaramaz, tembel diye nitelendiren insanların sayısı da oldukça fazla. Bu gibi tv programları insanlara gerçek dünyayı daha gerçekçi bir gözle gösteriyor ve insanların bunun hakkında düşünmelerini sağlıyor. Kendi adıma söyleyebilirim ki; bu filmi izlerken bu insanlar için elimden ne gelebilir diye düşündüm ve şüphem yok ki bir çok insan bu şekilde düşündü.

     Kısaca demek istiyorum ki Aamir Khan yönetmenliğinde olan Her Çocuk Özeldir filmi bir farkındalık filmi olarak amacına ulaşmıştır.

FİLMDE EN ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM SAHNELER NELERDİR?

      İzleyen insanlar tarafından basit ve beklenebilir bir sahne olan İshaan’ın okulda uyumsuzluğuna sebep olarak kitaplarını yırtıp, çöpe atıp bir çember doğrultusunda koşması aslında filmin temel ve en izlenilmesi gereken bölümlerinden biridir. Bunun sebebi ise şudur: Gülen, oynayan bir çocuk olan İshaan babasının onu yatılı okula vermesiyle durgunlaşıyor ancak hala gülebiliyor ve tutunacak bir şeyler arıyor. Bu sahnede ise tüm bu olumsuz tutumlara dayanamayan İshaan artık hayata küsüyor, bir yere varamayacağını bildiği halde öylece koşuyor ve susuyor. Daha önceden içindeki bu çaresizliği itaatsizlik ile gizlerken artık itaat etmemenin de fayda sağlamayacağını anlıyor ve konuşmak, resim yapmak bile istemiyor.

     Diyebiliriz ki dananın kuyruğu tam da bu çıldırma sahnesinde kopuyor. Artık bir amacı bir gülüşü olmuyor. Aslında İshaan’ın hikayesi tam da burada başlıyor.

Bir diğer önemli gördüğüm sahne ise resim öğretmeni Ram Shankar’ın bir resim yarışması düzenlemesidir. Ram Shankar İshaan’ın özgüvenini yerine getirmek istedi. Bunun için küçük gölet etrafında çocukları yaratıcılığa yönlendirdi. İshaan’ın resim yeteneğinin çok iyi olduğunu bilem Ram Shankar bir yarışma düzenledi ve özellikle İshaan’ın katılmasını istedi çünkü biliyordu ki bu yarışmayı İshaan kazanacaktı böylelikle özgüveni yerine gelecekti ki sahnede de aynen bu şekilde olmuştur.

     İshaan’ın bir hikayesi sessizliğiyle başlamış resim yarışmasını kazanmasıyla bitmiştir. Yine başka bir hikayesi ise resim yarışmasını kazanmasıyla başlamıştır. Bu açıdan düşündüğüm zaman filmdeki en önemli sahnelerin bu ikisi olduğu kararına vardım.

İSHAAN AWASTHİ’NİN OKUL OLGUNLUĞU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

     Öncelikle okul olgunluğunun ne olduğuna kısaca bir özet geçelim; Okul olgunluğu ilköğretime başlama yaşına gelmiş (6) bir çocuğun fiziksel, bilişsel, dil gelişimi gibi bir çok alanda yeterli düzeye erişmesidir. Bu düzeyi belirlemek için çeşitli testler uzmanlar tarafından uygulanmaktadır.

     Okuma yazma öğretimine temel olan başlıca gelişim alanları;

DİL BECERİLERİ

     Çocukların okuduğu kitaplar onların kelime dağarcığını genişletir ve kendilerini daha kolay ifade edebilir hale getirir. İshaan’da ise  bu durum böyle ilerlemez. Filmde bazı stresli durumlarda İshaan’ın cevaptan kaçındığı ‘ben..şey..be..n..şe…yy’ gibi kekelediğini yani düzgün cümle kuramadığını, iletişim becerilerinin zayıf olduğunu görüyoruz. İshaan kelimeleri tanıyamaz, komutları ve cümleleri anlayamazdı bu yüzden dil becerileri alanında okul olgunluğuna erişememişti.

GÖRSEL ALGI

     Görsel uyaranları tanıma, ayırt etme becerisidir. Bu beceri sayesinde okum- yazmada, matematiksel işlemlerde kolaylık sağlanacaktır. İshaan’a baktığımız zaman bu beceriye sahip değildir. B ve d harfini ayırt edemez, e, a harflerini ters yazar ve tanıyamazdı.

     Benzer nesneleri eşleştiremez bu yüzden sayılarla arası iyi değildir.

     Bir işe dikkatini veremez, dikkatini verip o durumu anlayana kadar zaman çoktan geçmiş olurdu. İshaan’da yaşanan bu dikkatini verememe durumu akademik ve sosyal hayatını olumsuz etkilemiştir.

      El- göz koordinasyonu iyi değildir. Tahtada gördüklerini defterine geçiremez, algılayamaz. Yazma becerisi el – göz koordinasyonuna bağlı bir beceri olduğundan ve İshaan’da bu koordinasyon yeterli olmadığından akademik hayatta zorlanmıştır.

SOSYAL – DUYGUSAL ETMENLER

      Ailesi ve arkadaşları tarafından sürekli fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan İshaan sosyal yönden arkadaş edinemez ve duygusal yönden bir çöküş yaşamıştır. Bu durum günlük hayatını oldukça etkilemiş, hevesi azalmış, isteksiz hale gelmiştir.

      Sosyal ilişki kurma becerisi gelişmemiştir, okul ise çocuğun en çok sosyalleşebileceği ortamdır. İshaan’da bu durum ters tepmiş, akademik başarıya ulaşamamıştır. Sosyal – duygusal açıdan okul olgunluğuna erişmemiştir.

       Okula hazırlıklı olmayı etkileyen 4 başlık vardır

FİZİKSEL FAKTÖRLER

     Genel sağlık durumu, fiziksel yetenekler, motor becerileri ve çocuğun maruz kaldığı çevre koşullarıdır.

    İshaan’a baktığımız zaman iç ve dış uzuvlarında bir problem görülmemektedir. Ancak fiziksel yeteneklerinde, motor becerilerinde bazı sorunlar görülmektedir. Örneğin; İshaan ayakkabı bağcıklarını ve kravatını bağlayamaz, gömleğinin düğmelerini ilikleyemez, atılan topu tutamaz ve gerektiği yerin çok zıt bir tarafına fırlatırdı. Bunların dışında İshaan 8 yaşındaki diğer çocuklara göre kalemi daha sıkı tutardı ve kağıda bastırırdı. Bu özellik genellikle okul öncesi çağ ve önceki dönemde olan çocuklarda görünür.

  • BİLİŞSEL FAKTÖRLER

     Bu faktörler içinde mantık kurma, benzerlikler ve farklılıkların farkına varma, problem çözme, uyum sağlama, şekil ve sayı kavramlarını tanıma, beceri, bilgi ve kapasite kullanma ve dil gelişimi yer alır.

    İshaan’da tüm bunlar olumsuz seyrinde ilerliyordu. Bu durumlara örnek olarak; Matematik testinde 3 x 9 sorusuna gezegenleri çarpıştırarak 3 cevabını vermesi, Rajan’ın okuduğu şiiri yorumlayamaması, arkadaşlarıyla, çevresiyle uyumsuz olması, kendisinde var olan bilgi, beceri ve kapasitesini kullanamaması, alfabeyi, şekil, sayıları tanıyamamasından kaynaklı başarısız olmasını verebiliriz.

  • ÇEVRESEL FAKTÖRLER

     Işık, ses, ısı, nesneler, besinler gibi çevresel faktörler biyolojik ve psikolojik gelişimimizi etkiler.

     Filmden anladığım kadarıyla İshaan yaşamında çok fazla görsel nesne arasında kalmamıştır. Okuldan kaçtığında bir çok çevresel faktör ile yüz yüze gelen İshaan, bu durum karşısında hayrete düşmüş, sevinçle ve merakla etrafında olup bitenleri izlemiş, görsel algısı daha da gelişmiş ve bunu dondurmasını çizerek resimlerine yansıtmıştır.

     Çevresinde gördüğü parlak ve farklı olarak gördüğü nesnelere ilgi duyuyordu. Bu durum yaratıcılığını desteklemiştir.

  • DUYGUSAL FAKTÖRLER

     Çocuğun dünyaya bakışı, başkalarının duygularını anlayabilme ve kendi duygularını anlayıp yorumlama becerisidir. Sağlıklı bir okul olgunluğuna erişmiş çocuk bu dönemde ailesinden ayrı kalabilmeli, ihtiyaçlarını giderebilmeli ve kurallara uymalıdır.

      İshaan açısından bu faktörler olumsuzdur. Dünyaya bakışının normalden farklı olması onu çevreden soyutlamıştır. Kendi duygularını anlasa da bunu çevresine yansıtamamış, kendini anlatamamış ve yorumlayamamıştır. Ailesinden ilk defa ayrı kalarak yatılı okula giden İshaan giyinmek gibi basit ihtiyaçlarını giderememektedir, kurallara uymakta zorlanmaktadır.

RESİM ÖĞRETMENİ RAM SHANKAR’IN FİLMDEKİ DİĞER ÖĞRETMENLERDEN FARKI NEDİR?

     Okulun öğretmenlerine baktığımız zaman öğrencilere karşı ayrıştırıcı bir tavır sergilemekteler. Umutsuzlar, kaba, sert, şiddete meyilli, fazla disiplinlidirler. Ram Shankar ise onların aksine daha umutlu ve olumlu davranışlar sergilemektedir.

      Öğrencileri diğerlerinin aksine şiddet ile değil de daha sevecen bir tavırla terbiye etmek ve bilgilendirmek istemektedir. Çocuklar oyunlarla öğrenir, taklit eder. Ram Shankar tam bu yöne odaklanmış ve çocuklara oyun oynayarak, güzel örnek olarak ve eğlenerek katkı sağlamak istemektedir.

      Öğrencisinin eğitimini kendi boş vaktinden zaman ayırarak değerlendirmiştir. Ayrıştırıcı bir tavır yerine topluma kazandırma tavrını sergilemiştir.

     Ezberin dışında eğlenerek öretmeyi hedef almıştır. Çocuklardan ezbere nesneleri çizip hatasız çizgiler istemek yerine yaratıcılıklarını vurgulamalarını istemiştir.

SONUÇ

     Bu raporda ‘her çocuk özeldir’ filmi karakteri olan İshaan Awasthi’yi okul olgunluğu kapsamında değerlendirdik. İshaan ilkokula başlamadan önce bir çocuk gelişimi uzmanı tarafından gerekli testlere tabii tutulsaydı ve bir okul öncesi kurumuna başvursaydı tüm bu olumsuzluklar önceden fark edilecek ve yaşanmayacaktı.

     Asıl sonuç olarak değerli mesleğimizin gerekliliğini ve okul öncesi kurumların önemini tekrar görmüş oluyoruz.

Yazan:

Mervegül KOCAKOÇ

Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Mervegül Kocakoç aslen Ordu ili Çaybaşı ilçesindendir.