Sevgili okurlarım, sizlere hayatının baharında, hayallerine koşar adımlarla yürüyen genç bir fotoğrafçımızı tanıtacağım.

Merhaba Emirhan, ilk olarak kendini tanıtabilir misin?

Merhaba Sevgili arkadaşlarım. Ben Emirhan Akyol. Memleketim Kars ama ben İstanbul’da doğdum. İstanbul’da büyüdüm. İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde oturuyorum. İstanbul Gelişim Üniversitesinde okuyorum. Uçak bakım ve onarım bölümündeyim. Birinci sınıfım. Çok aktif bir insanım. Hayal ettiğim her şeyi yapmaya çalışırım. Bir olayda başarısız olsam bile ondan asla vazgeçmem daha da üstüne giderim onu başarana kadar devam ederim. Hayat felsefemde şu söz beni çok etkiler : “never back down (asla pes etme).” Çok hareketli bir insanımdır. Özgüvenim çok yüksektir. Çok güler yüzlü, eğlenceli, konuşkan bir yapım vardır. Bu hayatta hedef koyduğum her şeyi başarmak istiyorum. Başarmak ve güçlü olmak benim ruhumda vardır. Çalışmayı çok severim. Kendime güvenim sonsuzdur. Her şeyi yapabileceğime inanıyorum. Hiçbir engel, olumsuz düşünce beni hayallerimden vazgeçiremez. Her şeye rağmen başarmanın hırsı vardır. Fotoğraf çekmeyi çok severim. Her anımı, her saniyeyi her dakikayı ölümsüzleştirmek isterim.  Spor yapmayı çok severim. Müzik dinlemeyi çok severim. Müzik kulağım vardır. Uzun bir dönem basketbol oynadım. Yaklaşık 4—5 sene oynadım. Doğa kolejinde , Efes pilsen de , lisemin kulübünde oynadım ve bir sakatlanma sonucu bıraktım. Bu sırada üniversite sınavına hazırlandım.  Şuanda spora devam etmekteyim.

Çok geçmiş olsun sevgili Emirhan, spor başarılarının da artarak devamını diliyorum.

Bu fotoğraf aşkı nereden geliyor?

Aslında fotoğraf çekmek insanlara çok basit geliyor. Yani fotoğrafta ne buluyorsun diyorlar ama hayatlarının da bir fotoğraftan ibaret olduklarını bilmiyorlar. Her insan fotoğrafa aynı gözle bakmaz. Ben fotoğrafın içinde kaybolurum. Fotoğrafa baktığımda geçmişe giderim ya hüzünlenirim ya da mutlu olurum. O fotoğraftaki renkler ve ışıklar da çok önemlidir. Her rengin bir anlamı var, sonuçta ve o renge göre duygu oluyor ve o renge göre hafızamız canlanıyor. Fotoğraf demek o anı dondurmak demektir, video ise o anı kayda almak demektir. O anı dondurmak bence daha zordur. Çünkü O anı nasıl dondurduğun önemlidir. Hangi kadrajdan alacaksın, o anı daha farklı nasıl yakalayabilirsin? Bir dokunuş ile herkes fotoğraf çekebilir ancak önemli olan herkesten farklı olarak dokunmaktır. Bu da meslek sırrı zaten hangi kadrajdan alsan güzel çıkar? Güneş nereden gelse güzel görünür? Telefonu, fotoğraf makinesini tutuşun bile fotoğrafta çok şeyler oynatabilir. O yüzden çok ince dokunuşlar mükemmel fotoğraflar yaratabilir.

Daha önceden de fotoğraf çekmek çok istiyordum. Bazı durumlardan dolayı yapamadım. Ama sonunda kendi fotoğraf sayfamı açmayı başardım. Aslında bu hayatta çok fotoğraflanacak şeyler var ve bunlar fotoğraflandığında ileride bakacağın zaman geçmişe dönüyorsun. O anı yaşıyorsun, o anı hatırlıyorsun, o an ile mutlu oluyorsun veya hüzünleniyorsun. Fotoğraf çekmek bir aşktır ve bu aşkı ne kadar çok seversen eserin o kadar güzel olur. Sevdikçe güzelleşiyor diyorlar. Fotoğrafçılık işi de böyledir.  Ne kadar seversen o kadar güzelleşir. Önemli olan da zaten fotoğraf çekmek için değil de onu hissederek, yaşayarak çekmektir. Zaten fotoğrafı hissederek ve yaşayarak çektiğin zaman fotoğraf asıl güzelliğine gelir. Her fotoğraf güzeldir ama hissederek veya yaşayarak çekmediğin sürece o fotoğraf hiçbir zaman güzel gelmez. 

Eskiden benim de fotoğraf çekebilme hayallerim vardı, fotoğraf çekmek yetenek işidir. Yeteneğimin olmadığını fark ettim ve yazarlığa yöneldim.

Şimdi düşünelim: karşında harika bir manzara var ve sen o manzarayı sonsuza dek ölümsüzleştirmek istiyorsun. Hayalindeki harika bir fotoğrafı çekmek için kaç kere deniyorsun? Bu seni yoruyor mu?

20’den fazla deniyorum. Aslında bu deneme olayı fotoğraftan fotoğrafa değişiyor. Ama genele vurursak 20 den fazla çekiyorum. Önemli olanda zaten bu noktadır. Bir işi severek yapman gerekiyor.

Eğer bir işi severek yapıyorsan o iş seni yormaz.

Çektiğin veya çekeceğin herhangi bir fotoğrafı bir yarışmaya göndermeyi düşünüyor musun?

Şu anlık böyle bir planım yok. Profesyonel bir makine aldıktan sonra ve bu işi daha da ileriye götürdükten sonra neden olmasın. 

Gelecek planların nelerdir?

Aslında Gelecekte bir çok planım var.  Bu hayatta insanın hayal kırıklığına uğramaması için birden fazla planı olması gerekiyor. İnsanın birden çok planının olması gayet iyi bir durumdur ve onu gelecekte çok başarılı bir insan olacağını gösterir. Çünkü plan kurmak zordur, kolay değildir. Üstünde çok düşünmek gerekir. Üstünde çok çalışmak gerekir. Fakat bunların sana getirisi de çok fazla olur. Gelecekteki planlarım büyük bir ticaret yapmak.  ilk önce İstanbul çapında sonra Türkiye çapında sonra uluslararası bir ticaret. Tabii ki bu ticaret benim asıl mesleğimi yapmamam için bir neden değil. Ben asıl mesleğimi de yapmak istiyorum. Şuan da uçak bakımı onarımı okuyorum. Bu sene sınava gireceğim. hukuk gelirse eğer uçak bakımı ve onarımı bölümüme ara verip hukuk okumayı düşünüyorum. Hukuk okumak istememin amacı ise siyaset yapmak, bir hukukçu gözüyle siyaseti bilgilerim ve tecrübelerim dahilinde insanlara aktarmaktır. Siyaset yaparken de ticaret yapmak istiyorum. Bu sırada ilk önce İstanbul’u sonra Türkiye’yi daha sonra da ülke ülke gezip fotoğraf çekmek istiyorum. Fotoğrafçılık kariyerimin devam ettirmeyi düşünüyorum.  Klip çekmeyi düşünüyorum. Güzel sanatçıların, güzel rapçilerin kliplerini ben çekmek istiyorum.

Plan her zaman başarıdır.

Güzel hayaller! Rapçi genç yeteneklerimle tanışmalısın!

Sevgili okurlarım, aşağıda Emirhan’ın fotoğraflarından sadece birkaçına yer verdim. Daha fazlası için genç yeteneğimiz Emirhan’ın instagram hesabını takip edebilirsiniz.

Yazan:

Mervegül KOCAKOÇ

Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Mervegül Kocakoç aslen Ordu ili Çaybaşı ilçesindendir.