Merhaba sevgili okurlarım. Buiyimi yine bir genç yeteneği sizlere tanıtacak.😎 Çaldığı müzik aletleri, muhteşem sesi ve kibar tavrı ile sizleri Ensar ile tanıştıracağım. İyi okumalar!

Merhaba Ensar, okurlarıma kendini tanıtmanı rica ediyorum. Kaç yaşındasın, nerelisin, kendini nasıl bir insan olarak tanımlarsın? Paylaş bizlerle.
Ben 27 yaşındayım, Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi öğrencisiyim. Ordu’nun Kabataş ilçesinin Beylerli köyünde doğdum. Çocukluğum, babam memur olduğu için tek bir yerde geçmedi. Toplamda 7 tane okul değiştirdim. Tabi her defasında farklı, yeni arkadaş ortamları olduğundan ve çoğu kişi yeniliği, yeni birini kabullenmekte zorlandığından kendimle sohbet ede ede büyüdüm. Yapı itibariyle samimiyeti, dostluğu sevgiyi, her şeyin üstünde tutan ve hayaller iyi ki varmış diyen çözüm odaklı, şükretmeyi her güne yansıtmaya çalışan, kendini bilmenin, hayatının amacı olduğuna inanan biriyim.

Müzik kariyerine nasıl başladın? Seni bu işe itekleyen biri/ birileri oldu mu?

Benim hiç müzik öğretmeni diyeceğim kimse olmadı. Müzik derslerimize ya din kültürü öğretmeni girer ya da beden eğitimi öğretmeni girerdi. Enstrümanlara çok meraklıydım bir o kadar da şarkı söylemeye… Piyano, ud, bağlama ve gitar çalıyorum. Şarkı söylemeye 10 yaşında babamdan etkilenerek başladım, enstrüman çalmaya da küçük bir oyuncak klavye ile 12 yaşında başladım. 19 yaşında Kütahya’da müzikle ilgisi olmayan bir bölümü kazandım. Şehre adım atıp kalacak yer bulduktan sonra ilk aldığım şey 12 taksitle bir gitar oldu. Çevredeki arkadaşlarım konservatuar okumalıydın diyorlardı. Benim de içimde atan ve büyüyen şey de buydu. Okul yerine halk eğitim kurslarında gitar öğreniyordum. Kıt kanaat bir şekilde hazırlık kurslarında konservatuara hazırlanıyordum olmadı. Ailem artık Kütahya’daki okulu bıraktığımı biliyorlar onlarla yaşıyordum. Ordu’ya dönmüştüm ve sınava 4 kez daha girdim. 4 sene boyunca kazanamadım, ailem bırak artık diyorlardı. 4. kez girdiğim sınavdan sonra kendime bir söz verdim; ‘her gün hayatında ne olursa olsun çalışacaksın ve iyi bir hoca bulacaksın!’ dedim, söz verdim kendime ve o hocayı buldum fakat maddi yetersizlik kendini gösterdi, bursum bitmişti, ailem zaten bırakmamdan yana idi. Bende sokakta para kazanıp kazandığım parayı da kurslara veriyordum. Günler geldi çattı yedeklerden bile girmeye razı olduğum konservatuarı birincilikle kazandım. Şuanda da fakülte birincisiyim. Fakat her şey oldu bitti derken bir hastalık eşlik etti adı: mide fıtığı… Bu rahatsızlık benim en çok sevdiğim şeyi, şarkı söylememe engel olan, sesimi kısan, boğaz ağrısıyla bazen konuşmakta bile zorlandığım bir hastalıktır. Asla pes etmek yok! Hayat düz bir çizgide ilerlemiyor bazen senin gelişmen, olgunlaşman için sıkıntılar olması lazım en kısa sürede tedavi olacağım.

Gelecek hayallerini merak ediyorum. Gelecekte nasıl bir Ensar ile tanışacağız?

Gelecekte birçok bestesini duyurmuş, beni; yazdığım şarkıları anlayabilen dinleyicilerle buluşturan, konserler yapan, dinleyicilerimin içine karışabildiğim hatta aralarında koşabildiğim biri olmaktır gönlümden geçen.

Gelecekteki konserlerin için ilk sıradan biletimi herkesten önce almalıyım sevgili Ensar:)

Kendi söz yazarlığın, besten var mı ve daha önce bir yerlerde sahne aldın mı?

Kendi bestelerim var, yapmaya da devam ediyorum. Beste yapmak ha deyince olmayan olmuyor, olgunlaşmayı gerektiriyor. Yazdığını beğenmeyip düzeltmek, tekrar tekrar silip yazmak, pes etmemek lazım. Yanında her zaman not alabileceğin kağıt kalemin olması şart. Bazen öyle anlar oluyor ki uykudayken besteler yapabiliyorsun ancak önemsemezsen uyandığında unutup gidersin.
Canlı müzik yapan birçok yerde sahne aldım. Hem tek hem de ekibimle sahne aldığım yerler oldu.

Birlikte çalıştığın ünlü/ ünlüler oldu mu? Kimlerle çalışmak isterdin?

Tanışmak istediğim bir çok isim var fakat mümkün olanı istemek lazım Örneğin; Ebru gündeş ile tanışmayı çok istiyorum. Müzisyenlere destek için yaptığı bir projeyle ona bir bestemi yolladım, sesine çok uyacağını düşünüyorum umuyorum ki beğenilecek. Mustafa Ceceli ile tanışmayı da çok isterim çünkü kendisi çok iyi bir aranjör. Müziğimi anlatabileceğine inandığım bir isim inşallah tanışırız.

Sevgili okurlarım, Ensar aslında bize sadece müzik kariyerini anlatmadı, bizlere vazgeçmemeyi, pes etmemeyi, çalışmayı öğretti. Ben bu hikaye için gerçek bir başarı hikayesi diyeceğim. Ve tabi ki gerçek bir genç yeteneğimiz!

Aranızda sevgili Ensar’a ulaşmak isteyenler olacak düşüncesi ile kendisinin instagram ve kendine ait olan eseri başta olmak üzere diğer eserleri de dinlemek isteyenler için youtube hesabını bırakıyorum canım okurlarım. Ayrıca Ensar’ın bahsettiği Ebru Gündeş projesini okumak için buraya tıklayın. Sevgili genç yetenekler! Bir röportaj bir mesaj kadar uzağınızda!

Yazan:

Mervegül KOCAKOÇ

Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Mervegül Kocakoç aslen Ordu ili Çaybaşı ilçesindendir.