Günümüzün yıldızları ile yapılan röportajların aksine geleceğin yıldızlarını bugünden parlatarak farkını ortaya koyan web sitesi buiyimi’yi okuyorsunuz. Bugün sizlere parlatacağım yıldız, ışığını boyalardan, fırçalardan ve yetenekli ellerinden alıyor. Hadi tanıyalım.

Merhaba Seyfullah, ilk olarak sevgili okurlarıma kendini tanıtır mısın?

Merhaba, ben 23 Eylül 1999 tarihinde Ağrı ilinde doğdum. 2021 yılı itibari ile öğrenimime Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü son sınıf öğrencisi olarak devam etmekteyim. Memleketim Ağrı’da yaşıyor ve şimdilik burada üretmeye devam ediyorum. Sanat benim için, nefes almaktır. Ülkemizde sanat ve sanatçı olarak önemli bir noktada olmak en büyük hayallerimdendir.  Ülkemin dört bir yanını çok sevdiğimi ayrıca belirtmek isterim. Doğayı, hayvanları çok severim ve fırsat buldukça iç içe olmayı tercih ederim, bunlar bana oldukça huzur verir. 

Harika resimler çiziyorsun. Heykellerin müthiş! Sanatla nasıl tanıştığını merak ediyorum doğrusu. Seni sanatla tanıştıran biri veya bir olay oldu mu?

Mervegül, öncelikle güzel görüşlerin için teşekkür ederim. Sanatla, çocukluk yıllarımdan itibaren iç içeyim demek yanlış olmaz, ressam (sanatçı) olmayı o yıllarda hayal ettim, sevdim, benimsedim ve sürekli bu hayali kovaladım, hala kovalamaktayım. Eğitim yıllarımdaki öğretmenlerim bana önemli yollar göstermişlerdir, bu hayali kovalamaya devam ederken bana önemli ölçüde destek olmuşlardır.

Bir tablo çizmek için ortalama ne kadar süreni harcıyorsun?

Bir sanat eseri üretirken bu eserin sonuca ulaşması bir sürü etkene bağlıdır aslında. Fikir yakalamak, bu fikir ve bağlı olduğu bilgiler hakkında araştırmalar yapmak, sanatçının amacına ilişkin olarak bir yol haritası tasarlamak, bu fikri hayata geçirmek… Bu böyle uzun uzun sürer. Fiziksel olarak bir tuvalin veya bir heykel çamurunun karşısında harcanan süre yine tasarlanmış olan fikrin detaylarına bağlıdır. Ben ortalama 1 hafta içerisinde bir eseri tamamlarım. 

Sevgili genç yeteneğimiz Seyfullah Yüz bu harika eseri 2 haftada tamamlamış.

Sanatın hangi yönünü seviyorsun ve sanat ile uğraşmak sana ne hissettiriyor?

Sanatın dahil olduğu her şeyi çok severim, sanatın da dünyada dahil olmadığı çok az şey var, başta dediğim gibi sanat benim için nefes almaktır, zorunluluktur, nefes almadan yaşanmaz. Bir amaç uğruna sürekli üretmek, o amaca ulaşmak, ulaştığım noktanın ardındaki yeni bir ışığa doğru yeni bir amacımın olması ve bu yolculuk sonunda kendimi bulacağımı bilmek (‘Simurg Efsanesi’ güzel bir örnektir buna) bana yaşadığımı hatırlatıyor gibi geliyor. Sanat konusu çok uzun uzun tartışılabilir.

Gelecek planların nelerdir?

Gelecek planlarım, öncelikle öğretmen olup daha çok kitleye ulaşmak, öğrenci yetiştirmek, yönlenmek ve yönlendirmek, ardından rol model aldığım insanlar olan üniversite hocalarım gibi akademisyen olmak ve sanatı çok daha profesyonelce, yeni insanlara kendi tecrübelerim ile yeniden anlatmak. En büyük planım, hayalim demek daha doğru olabilir, ülkemizde sanat ve sanatçı olarak önemli bir noktada olmak gerçekten çok iyi olurdu.

Sevgili genç yetenek! Eminim ki sanatın ülkemizin de dışına çıkarak dünyaya yayılacak.

Eserlerinde hedeflerin nedir?

Sanatın herhangi bir disiplininde yeni şeyler üretmeye çabalarken amacım; insanı, insan bedenini ve insanın bilişsel psikolojisini, renkler, çizgiler ve yeni biçimler ile yeniden inşa ederek etkilemek diyebiliriz kısaca.

Aşağıda ressamımızın harika eserlerinden yalnızca birkaç tanesine yer verdim. Daha fazlası için sevgili Seyfullah’ın instagram adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yazan:

Mervegül KOCAKOÇ

Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Mervegül Kocakoç aslen Ordu ili Çaybaşı ilçesindendir.